Günümüzde bütçe dostu DAW’lar bile, doğru kullanıldığında basit demoları bile kulağa çok daha hoş gelen kayıtlar hâline getirebilecek bir sürü sound processor ile geliyor.Ama iş sadece her şeyi aynı “sosa batırmak” değil. Efekt kullanmak; doğru oranı bilmek, nerede ve ne zaman devreye sokacağını anlamak, hatta bazen hiç kullanmamayı seçmek demektir. Bu yazıda, processing mantığını kısaca özetliyor ve elindeki efekt patch’lerinden en iyi verimi nasıl alabileceğine bakıyoruz.
Reverb Uygulamak
Tamamen dry bir track’te sorun yoktur ama az miktarda reverb eklemek kayda bir “mekân” hissi kazandırır. Bu da daha geniş ve büyük bir sound ortaya çıkarır. İşin püf noktası, efekti her yere boca etmek yerine sadece gereken yerlerde kullanmaktır.
Reverb verirken effect-send kontrollerini iyi kullanmalısın. Bazı öğeler diğerlerine göre daha kuru kalmalı. Örneğin, bass veya bass drum gibi alt frekanslı enstrümanlara reverb vermekten kaçın. Yoksa parçanın temeli bulanık ve dağınık duyulur.
Vokal ya da başka enstrümanlara reverb eklerken mutlaka biraz pre-delay kullan. Bu, ilk sinyalin kuru kalmasını sağlar; reverb ise hemen ardından gelir.
Delay ile Çalışmak
Delay, kayıt dünyasının en eski efektlerinden biridir. Eskiden bu efekt, bir tape recorder’da sinyalin hızını değiştirerek elde edilirdi.
Reverb nasıl steril bir kayda derinlik katıyorsa, slapback delay veya tekrar eden echo da özellikle vokal, keyboard ve gitar üzerinde aynı etkiyi yaratır. Üstelik parçaya ritmik bir his de ekler.
Delay kullanırken feedback kontrolünü çok açmamaya dikkat et; aksi hâlde echo’lar çoğalıp kaydı boğabilir. Her efektte olduğu gibi burada da yeterince dry signal bırakmak, kayıt netliğini korumak için şarttır.
Compression Önerileri
Belki de en “profesyonel” his veren efekt compressor-limiter’dır. Peak’leri kontrol altına alır, gerektiği yerlerde seviyeyi hafifçe yukarı taşır. Ama dikkat: Compression güçlü bir araçtır. Başlangıçta düşük ayarlarda kullan ki kaydın doğal dinamiği korunabilsin.
Daha agresif bir sound istersen, yavaş yavaş attack’ı yükseltip release ve threshold değerlerini düşürebilirsin. Fazla compression ise özellikle drum ve percussion’da “pumping” denen yapay bir dalgalanma hissi yaratır.
Eğer parçanı profesyonel olarak mastering yaptıracaksan, miks aşamasında compression’ı mümkün olduğunca az kullan. Çünkü bu işlem zaten mastering sürecinin bir parçasıdır.
Efekt Olarak EQ
EQ genelde her enstrümanın sesini ince ayar yapmak için kullanılır ama aynı zamanda bir efekt gibi de çalışabilir. Aktif ve pasif ekolayzır olarak farklı şekilde de karşınıza çıkabilir.
Örneğin:
Mid’leri yükseltip bass ve treble’ı kesersen daha sert, “ısıran” bir piyano sound’u elde edersin (özellikle biraz compression ile). Ya da kick drum’da mid’leri filtreleyip low ve high’ı öne çıkararak daha tok ve net bir vurgu yakalayabilirsin.
Processing ile Kayıt Almak
Günümüzde efektler genelde tracking bittikten sonra miks aşamasında eklenir. Ama eskiden reverb ve delay gibi efektler doğrudan kayıt sırasında kullanılırdı ve bugün bile birçok profesyonel, tracking sırasında efekt kullanmanın performansı iyileştirdiğini savunur.
Çünkü şarkıcı ya da müzisyen, kulaklığında duyduğu sound’a tepki vererek çalar ya da söyler. Bir dahaki kayıtta reverb, delay veya başka bir processing’i kayıt sırasında denemeyi düşünebilirsin.
Eğer efekti doğrudan kayda “print” etmek riskli geliyorsa, sadece kulaklığa gönder (monitor patch üzerinden). Böylece performans etkilenir ama kayıt kuru kalır.